Karabağ’da varılan mutabakat ne anlama geliyor?

0
16

27 Eylül’den bu yana Azerbaycan ordusu ilerleyişini hızlandırarak Dağlık Karabağ içerisinde yer alan tarihi Şuşa şehrini almıştı. Artık Hankendi’ye 5-10 km’lik mesafede kalmış ve Hocalı kasabasının merkezine girebilmenin de önü açılmıştı. Beş şehir 4 kasaba, 300’e yakın köy işgalden azat olunmuştu. 28 yıl önce işgal edilen %20 Azerbaycan toprağının %8’i kurtarılmış ve her dört günde ortalama %1 toprağı daha kurtarır hale gelinmişti.

İşte Azerbaycan ordusunun ilerleyişi sürerken dün akşam saatlerinde bir Rus Askeri Helikopterinin Nahçıvan sınırında düşürüldüğü haberi kamuoyuna yansıdı. Ermenistan basını helikopteri Azerbaycan’ın düşürdüğünü iddia ettiğinde ilk bakışta bunun bir provokasyon olduğu izlenimi veriyordu ki Ermenistan yönetimi için bu şaşırtıcı olmazdı. Kısa bir süre sonra Azerbaycan bunu doğruladı ve Rusya’dan özür diledi. Gece yarısı ise Karabağ sorununda anlaşmaya varıldığı açıklandı.

Daha o saatlerde iki hususta dikkatli olunması gerektiğini aktarıyordum bir TV programında…Bunlardan biri Rusya’yı işin içerisine çekmeye yönelik yapılabilecek bir provakasyon diğeri de taktiksel bir ateşkes…Zira her ikisi de Ermenistan için bir zaman kazanma ve fiili durum yaratma aracına dönüşebilirdi. Bu hususta şu yazıyı da okumanızı salık veririm.

PUTİN’İN KARABAĞ HAMLESİ VE KONUŞULMAYAN DETAY…

Dün gece ateşkesin dışında Putin’in gözetiminde varılan bir anlaşmanın gerçekleştiğini öğrendik. Anlaşmanın şuan yansıyan haliyle en önemli yanları şunlar:

*Ermenistan 15 Kasım’da Kelbecer’i, 29 Kasım’da Ağdam’ı, 1 Aralık’a kadar ise Laçin’i boşaltacak ve Azerbaycan’a teslim edecek. Bu aslında Madrid ilkeleri ile ortaya konulan söz konusu 7 rayonun 5+2 şeklinde boşaltılmasını somut hale getiren bir madde…Azerbaycan zaten 4’ünü almıştı şimdi çatışma olmadan 3’nü işgalden kurtarmış olacak. Kelbecer’de bölgenin en büyük altın madenlerinden biri bulunuyor. Buna göre eğer sorunsuz tamamlanırsa Azerbaycan işgal edilmiş 7 rayonu ve şuanki haliyle fazladan Şuşa şehri ile Hocalı-Hocavend ekseninde bazı köyleri işgalden kurtarmış oluyor.

*Dağlık Karabağ’ın belirli bir statüye dayanarak yeni bir müzakere maddesi olarak konuşulması ilkesinin bu anlaşmada yer almadığı görülüyor. Azerbaycan için bir kazanç olarak değerlendirilebilir zira Ermenistan tarafının temel yaklaşımı “kendi kaderini tayin hakkı” çerçevesinde buranın özerklik statüsünü koruyarak ileride dünyanın resmi olarak tanımasını sağlamaktı. Buna karşın Şuşa dışında Hankendi merkezli Dağlık Karabağ’ın mevcut anlaşmayla sanıl yönetileceği belirsizliğini koruyor. Rus askerlerinin gelişi de bu çerçevede belirsizliği artıracak bir muhtevaya sahip.

*Rus askeri bilirlikleri barış gücü altında Dağlık Karabağ’a geliyor. Yaklaşık iki bin askerin bugün giriş yapması bekleniyor. Rus askerleri ayrıca 5 yıl boyunca Laçin koridorunun korunmasını sağlayacak. Savaşın başından bu yana Rusya’nın Laçin koridorunu tamamen vermeyeceğini iddia ediyordum. Zira buranın Azerbaycan’ın tam kontrolünde olması Rusların bugünkü askeri konuşlanmasının da anlamsızlığı demek olacaktı. Anlaşma metninde davet almasa da Türk askeri gücünün de sahada yer alacağı belirtiliyor. Bunun içeriğini ve yöntemini tam olarak görmek gerek!

*Anlaşmanın en çarpıcı ve dikkatle takip edilmesi gereken yanlarından birisi de Karabağ’dan, Nahçıvan’a açılacak ulaşım koridoru…Bu haliyle Türkiye’nin Karabağ ile bağlantısını kurmak anlamına geliyor ki Türk Dünyası için nasıl bir anlam taşıdığını birçok kez irdeledik. Azerbaycan’ın önerisi ile anlaşmaya eklenen bu madde öyle görülüyor ki sahadaki ilerleyişin bir somut kazancı oldu. Yalnız önemle belirtmek isterim ki bu nihai bir koridor olmayabilir! Anlaşmada “Tarafların mutabakatı ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’ın batı bölgelerine bağlayan yeni ulaşım yolları inşa edilecektir.” deniliyor. Ermenistan topraklarında geçen bu hattın sağlanması, korunması ve süreklilik arz edecek hale gelmesi Rusya için orta ve uzun vadede bir kırmızı çizgi anlamına gelebilir.

Sonuç olarak bu anlaşma 27 Eylül öncesine göre Azerbaycan için kazançlı ve temkinli hareket edilmesi gereken bir anlaşmadır. Ermenistan’ın geçmiş yöntemlerle işgali sürdüremeyeceğinin kanıtıdır. Askeri gücünün Azerbaycan karşısında net mağlubiyetidir. Türkiye ve Azerbaycan işbirliğinin bölgede neler başarabileceğinin dünyaya ilanıdır. Ancak anlaşmanın getirilerinin tahsilatı konusunda çok dikkatli olmak gereklidir!! Zira Rusya da istediğini almış gözükmektedir. Ve Moskova’nın uzun vadeli politikaları düşünüldüğünde yukarıda bahsedilen riskleri de hatırdan çıkarmamak çok önemlidir…

 

Prof. Dr. Kürşad Zorlu