İlk olarak 2 sene önce yazdığım, aynı konuda 14.01.2026 tarihli yazımdan: ABD’nin en büyük silahı ne nükleer füzeleri ne klasik ne de modern silahlarıdır. Kendi istediği zaman bastığı dolardır, dolar!
Neden mi?
Yukarıda bahsini ettiğim silahları dolarla yapar, mühendislerine dolar ile maaş verir.
Dünya’nın bir ucundaki yandaşlarını, kukla liderleri, kendine hizmet eden terör örgütlerini dolarla besler.
Kendi ülkesini satacak kadar alçalan, insanlıktan çıkmışları parayla satın alıp kullanır.
Kendi ülkesindeki bütçe, ihracat, ithalat, cari hesaplar da dolar bazında ölçüldüğünden devletler Arasındaki mal alım satımını da, dünyadaki ticareti de, petrol, altın olmak üzere bütün madenlerin değerini de, borç-alacak dengesini de dolarla kontrol eder.
Bu yüzden; mal satan da dolar karşılığında pazarlık eder, o malın piyasa değeri de dolar bazında belirlenir.
24.03.2026 tarihli köse yazımdan:
Trump’ın elinde kala kala, Hürmüz kaldı.
Sanki müzakereler devam ederken İran’a hukuksuzca saldırıp okul çocukları dâhil, binlerce sivili öldürmeden önce Hürmüz açık değilmiş gibi.
“Hürmüz’ü açtım bak piyasalar rahatladı.” diyerek zafer pazarlayacak ve sıkışan kuyruğunu aklı sıra zarifçe kurtaracak!
İkisi de birbirleriyle orantılı iki yazımdan bu bölümleri yayınladım.
Bunların üstüne bir de dünya ticaretinin % 90’nın Dolarla gerçekleştiğini ekleyerek ortaya karışık yapıp devam edelim.
Dolar ile Hürmüz tam şu anın konularından!
İran, gözden kaçsa da, petrol satışını dolarla yapmayacağını savaştan çok öncesi açıklamıştı.
İşte bu, ABD’nin en yumuşak karnın en yumuşak yeriydi.
Malumunuz, Hürmüz’ü kapattı, dünya ekonomi piyasası alt üst oldu.
Trump, tehditle bağırış çağırışla açtırmaya çalışsa da bir türlü İran’a Hürmüz’ü açtıramadı.
Tehditle olmuyor, tehdidin içerisine yalvarma tonunu da karıştırdı:
“Açın şu kahrolasıca boğazı”
ıı Gene olmadı!
Bu arada, süper güç ABD Hürmüz için Avrupa’ya yalvardı, olmadı tehdit etti, Avrupa kapıyı yüzüne kapatınca, yüzsüzce yüzünü Çin’e verdi ama Çin’de yüz vermedi.
Yüzsüzce olsa da kırıldı.
“Hürmüz’den gelecek petrole ihtiyacımız yok, ABD’nin petrolü var” dese de ihtiyacı vardı.
Çünkü; global ekonomide doların fiyatı ülkeye göre değişmez, ta bilmem nerede fiyatı neyse okyanus kadar petrol rezervi olsa bile ABD’de aynıydı dolayısıyla da artış oranı da!
Bu da enflasyon faiz artışı, akabinde de yoğun borç yükü olan ABD’nin ekonomisinin durağanlaşması demek!
Bu, yakın zamanda olacak ABD ekonomisi açısından böyle ama ABD’nin esas derdi yukarıda yazdığım ABD’nin esas silahı Dolar ile ilgili.
Şimdi, yazdıklarımı birleştireyim.
İran, Hürmüz geçişlerinden 2.000.000 dolar karşılığı Yuan alacağını;
Rusya ile petrol alışverişlerde Ruble, Avrupa ile ise Euro kullanacağını söyledi.
Bu hem, ekonomik olarak İran’ın rahatlaması, en önemlisi de ABD’nin en büyük silahı Dolar’ın dünya piyasasında burnun sürtülerek değersizleştirmesi, Doların gücünü Yuan, Ruble ve Euro’ya, kendi gücünü ise özellikle de Euro’ya kaptırması demek.
ABD’yi köşeye sıkıştırdığını bilen İran barış için istediklerine ulaşmak uğrunda Hürmüz Dolar bileşkesini çok iyi kullanıyor.
ABD kuyruğunu sıkıştıran köpeğin havlaması gibi, dolarını Hürmüz’e sıkıştırmış, Kendinden yana olmayan, saldırganlığına, soykırımına karşı çıkan Papa dahil her tarafa havlıyor.
Havlayarak kurtulmaya çalışırken yaptığı sadece acizliğe bulanmış komik çabalar; zaten, kimse de ciddiye de almıyor!
“Hürmüz’deki mayınları temizleyeceğim.”
Girerse temizlersin o ayrı da, biz Çanakkale Savaşı’nda bile yerleştirdik. İran, mayınları tekrardan yerleştirir.
Zemindeki akıllı mayınları temizlemek aylar alır.
“Kovuldun” diyen patrona, “Ne olur beni işten çıkarma” dercesine “Sen beni kovmadın ben istifa ediyorum” cakasıyla, bir defa kapatmak yeterli değilmiş gibi, dil arkasında “Ne olur aç.” diyemediğinden “Sen kapatmadın, asıl ben kapattım.” demesine çok güldüm.
Artık, İran dahil herkez biliyor ki;
Aslında uyguladığı politika, kazanamayacağını bildiği savaştan, daha büyük zararlara uğramadan İran’da masadaki ödünlere zorlayıp ABD kamuoyunu kandıracak zafer masalı çıkarmak.
Ne yapacak, boğazdan Çin gemilerini mi vuracak!
Şu kadar bu kadar güçlüyüm dese de yemez!
Bu konuda da havlaya havkaya da olsa Çin’e yaltaklanmaktan başka çaresi yok!
Peki, ne olacak!
Yazı uzadı kısaca anlatayım:
Şu an açılsa bile Hürmüz’ün açılmasını bekleyen Hürmüz’deki gemilerin çıkması bir ayı bulacak. Kaldı ki hepsi de kocaman kocaman olduğu için bir geminin oradan çıkması 7-8 saati buluyor.
Bu da ABD ekonomisinin, Siyonist dolar saltanatının, Trump’ın, koltuğunun, aylarca etkilenmesi demek!
Çin ve Rusya’yı arkasına alan İran’ın, ABD’nin esas silahıyla ABD’yi vurmaya devam ettiği müddetçe, ABD’nin daha fazla zarar görmemesi için İran’ın şartlarının hepsini olmasa da birçoğunu kabul edecek!
Çünkü;
Sağa sola kafasını çevire çevire “dolar dolar” diye havlasa da Siyonistlerin gazıyla, bile isteye kuyruğunu Hürmüz’e sıkıştırdı bir defa!
Gene geleceğim, şimdilik;
Sağlık, huzur, saygıyla kalın!




