Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

0
16

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Dün, siyasi tarihimizin en karanlık dönemlerinden birinin sembolü olan 28 Şubat’ın yıldönümünü geride bıraktık. Sandıkla iktidara gelmiş anayasa ve yasalar çerçevesinde ülkeleri idare eden meşru hükümet kirli senaryolarla istifaya zorlanmıştır. Sermayenin renklere bölünmesi bu ülke için üreten ihracat yapan şirketlerin ötekileştirmesi ekonomimizde derin yaralar açmıştır.28 Şubat, tıpkı 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi milli iradeyi, milletin değerlerini hedef alan bir darbe girişimidir. Anayasal suç işleyenlerle ilgili hiçbir işlem yapılmadığı gibi darbecilerden brifing alan yargı tablosu adalete olan güveni sarsmıştır. Ortaokullardan, üniversitelere, yurtlardan, derneklere kadar toplumumuz ağır bir kuşatmayla karşılaşmıştır. Üniversite kapılarına başörtülü kızlarımız için kurulan ikna odaları milletimizin hafızasına kazınmıştır.

3 Kasım 2002 seçimleriyle Türkiye’de vesayetin kapısı bir daha açılmamak üzere kapanmıştır. 15 Temmuz gecesi yaşananlar ise milletimizin istiklal ve istikbal kararını koruma kararını dost düşman herkese yazılan tarihi destanla göstermiştir.

Sivil siyaseti güçlendirerek hak ve özgürlükleri genişleterek Türkiye’de milli iradeyi yeniden egemen kıldık.

YENİ VE SİVİL ANAYASA

Milletimizin takdirine sunduğumuz yeni anayasa hazırlama teklifimiz bu eylem planının çatısını oluşturuyor. 10 yıldır bu konuyu ülkemizin gündemine getirdik. Cumhur İttifakı çatısı altında yeni ve sivil anayasa meselesini tüm platformlarda tartışmaya açarak herkesin katkısını almak üzere bir yola çıkıyoruz. Tüm partiler başta olmak üzere, sözü olan herkesi yeni ve sivil anayasa hazırlanması sürecinde yapıcı anlayışla yer almaya davet ediyoruz Yeni ve sivil anayasa çalışmalarımıza şimdiden başladık. Maalesef milletimize laik yeni ve sivil anayasa hayaline kavuşmadık. İnşallah bu defa bunu başaracağız. Siyaset kurumunun en önemli sorumluluklarından birinin Türkiye’yi ayağına vurulan darbe anayasası prangasından kurtarmak olduğuna inanıyoruz. Gelin cumhuriyetimizin 100. yılını sivil bir anayasa ile karşılayalım.

‘BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN EKONOMİK BÜYÜMENİN TÜM KESİMLERE ULAŞMASI’

Tarih böyle bir büyük daralma, milyonlarca kişinin işsiz kalmasına ve ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının artmasına neden oldu. Bugün hala aşıya ulaşamayan 100’ün üstünde ülke bulunuyor. Türkiye, böyle bir süreci başarılı yürüttü ve yürütmeye devam ediyor. 2020 büyüme oranı izlediğimiz büyüme politikalarının somut örneğidir. Hindistan %8, Japonya %4.8 oranında Amerika %3,5 oranında küçüldü. İhracatımız, yüzde 9.6 artışla 16 milyarı aşmıştır. Gelişmeler ihracattaki artışın önümüzdeki aylarda da süreceğine işaret ediyor. Elbette ki biz bununla yetinmiyoruz. Bizim için önemli olan ekonomik büyümenin tüm kesimlere ulaşması ve büyüme ile birlikte istihdamın kalıcı olmasıdır. Hedefimiz her bir vatandaşımıza dokunacak, sağlık ve istikrarlı büyümenin orta ve uzun vadede sürmesidir. Bu hedefe giden yol fiyat istikrarından geçiyor. Burada da karşımıza verimlilik artışı ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bir ekonominin yapısal gücü ne kadar yüksekse şoklara karşı direnci de o kadar artar. Bu tip küresel dalgalanmalar ne ilktir ne de son olacaktır. Bizim için önemli olan bu tip risklere karşı sağlam, ekonomik işleyişi tesis etmektir.

Biraz önce ifade ettiğim insan hakları eylem planımızda eş zamanlı olarak ekonomi alanında hayata geçireceğimiz reformun hazırlıkları yürüttük. Çözüm odaklı bir yaklaşımla üzerine gideceğimiz alanları öncelikli hale getirdik. Her zaman söylüyorum biz kısa mesafe koşucusu değil maraton koşucusuyuz. Farkımız bu. Her defasında kendi sınırlarımızı biraz daha zorlarız. Bu reformların devamının geleceğini de belirtmek istiyorum.

Türkiye salgın sonrası dönemin dünyada yükselen yıldızı olacaktır.

KORONAVİRÜS SALGINI

Koronavirüs salgını sağlık krizi olmanın ötesinde özellikle batıda sosyal hastalıkların artmasına sebep oluyor.