Bakan Selçuk’tan kritik açıklama

0
24

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Büyük Buluşması”nın 5’incisine uzaktan bağlantı ile katıldı. UNESCO’nun kuruluşundan bu güne 75 yılı geride bıraktığını hatırlatan Selçuk, “Bu süre içerisinde herkes için eğitim, refah toplumu oluşturma ve kültürlerin yakınlaşması yoluyla barışı kurmak, korumak ve sürdürülebilirlik adına küresel anlamda önemli adımlar atıldı. Ancak bu memnuniyet verici gelişmelere rağmen insanlık eğitim, refah ve Yunus Emre’nin yedi asır önce ifade ettiği ‘Gelin tanış olalım’ felsefesine uygun bir şekilde sürdürülebilir barış konusunda hâlâ sorunlarını çözmüş, hedeflerine ulaşmış değildir. Bu nedenle UNESCO gibi uluslararası kuruluşlara ve güçlendirilmiş rolüne ihtiyaç sürmektedir. Özellikle son bir yıldır küresel salgınla mücadele eden dünyamızda salgının gerektirdiği önlemler nedeniyle eğitime, bilime ve kültüre olan ihtiyaç, önceki dönemlerden daha fazla kendini göstermektedir” şeklinde konuştu.

“BU RİSKİ BERTARAF ETMEK VEYA EN AZA İNDİRMEK İÇİN DE HEP BİRLİKTE DAHA ÇOK GAYRET GÖSTERMEYE İHTİYACIMIZ VAR”

Covid-19 salgınının her alana etkisi olduğu gibi eğitim alanını da etkilediğini vurgulayan Bakan Selçuk, “Salgının neden olduğu durgunluk, başta ‘nitelikli eğitim’ olmak üzere UNESCO’nun da pek çok boyutuyla içinde yer aldığı ‘Sürdürülebilir Kalkınma 2030 Hedefleri’nin gerçekleşmesi konusunda bir riski de ortaya çıkarıyor. Bu riski bertaraf etmek veya en aza indirmek için de hep birlikte daha çok gayret göstermeye ihtiyacımız var. UNESCO’nun sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir barış hedeflerinin gerçekleştirilmesi için de ‘nitelikli eğitim’ gerçekten çok kritik bir ayak. Bu çerçevede de bizim 2023 eğitim vizyonumuzun temel amaçlarından biri olan çağın ve geleceğin becerileriyle donanmış, bilime ve kültüre ilgi duyan, nitelikli bireyler yetiştirme hedefi biraz daha önümüze çıkıyor ve daha önemli hale geliyor. Bizler de çağa ayak uyduran bir yaklaşımla, sistemle de çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğe hazırlanmasını bu noktada çok önemsiyoruz ve gayretlerimiz bu yönde” diye konuştu.

“SALGIN ÖNCESİNDE HAZIRLANMIŞ OLAN BİR TAKIM PROJELER VE ÖNGÖRÜLER ÇERÇEVESİNDE BU SÜRECİ DAHA RAHAT ATLATTIK DİYEBİLİRİM”

“Salgın öncesinde hazırlanmış olan bir takım projeler ve öngörüler çerçevesinde bu süreci daha rahat atlattık diyebilirim”
Covid-19 salgını nedeniyle uzaktan eğitime geçildiğini hatırlatan Bakan Selçuk, “Bildiğiniz üzere birçok ülkede olduğu gibi salgını önlemek için tüm okullarımızda yüz yüze eğitime Mart ayında ara verdik. Salgın öncesinde hazırlanmış olan bir takım projeler ve öngörüler çerçevesinde bu süreci daha rahat atlattık diyebilirim. Eğitim Bilişim Ağı (EBA) bu anlamda çok büyük bir katkı sağladı. Kurulan televizyon kanalları ve diğer eğitim araçları, basılı eğitim araçları vesaire bunların hepsi uzaktan eğitimi destekledi. Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı olarak temel paradigmamız olan ‘eğitimde fırsat adaleti’ ilkesini uzaktan eğitimde de önceledik ve öğrencilerimizin de geride kalmaması için büyük bir özveri ile çalıştık” ifadelerini kullandı.

“İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR”

2021 yılının Hacı Bektaş Veli’nin 750’nci ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatan Selçuk, “Milli Eğitim Bakanı ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Genel Kurul Başkanı olarak 2021 yılında 750. vefat yıl dönümü, UNESCO kararıyla bütün dünyada anılacak olan Hacı Bektaş Veli’nin ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ sözünü de kendimize rehber ediniyoruz. Bizim birçok alanda örneğin anaokulu, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okul ağı ve UNESCO Kulüpleri kurmamız, üniversitelerimizde kurulan UNESCO kürsüleri ve Öğrenen Şehirler Programı, her kesimin UNESCO’nun benimsediği evrensel değerleri tanıması için yürütülen önemli çalışmalardan aslında birkaç tanesi” dedi.

“BAKANLIĞIMIZ VE UNESCO TÜRKİYE MİLLİ KOMİSYONU İŞ BİRLİĞİNDE HAYATA GEÇİRİLEN PROJELER VAR”

Bakan Selçuk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakanlığımız ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğinde hayata geçirilen projeler var. Bunlardan biri, ortak değerlerin ülkemize ait motiflerle nesilden nesile aktarılması için ve bu arada da çocukların hayal güçlerinin geliştirilmesine katkı sağlamak için oluşturduğumuz ‘Anadolu Masalları Projesi’ var. Bu projeyi çok önemsiyoruz. Çünkü masallar vasıtasıyla kültürel tevarüs hayata geçiyor. Bir diğeri ise kültürel kodlarımızdaki değer ve normların yaşatılması ve kültüre ait kolektif hafızanın yeni nesiller tarafından keşfedilip tanınması için oluşturduğumuz ‘Anadolu Çocuk Oyunları Projesi.’ Tabii ki bunlara Youtube kanalından da erişim sağlanabiliyor.”