Elbette hava yollarında resmi bir kıyafet kuralı olmasa da yazıya dökülmemiş bazı kuralların olduğu var sayılabilir. Hikayemizdeki kadın da ancak dantel işlemeli V yaka tişörtü yüzünden uçaktan indirilince bunun farkına vardı…


Harriet da İngiltere’de bir makyaj sanatçısı olarak çalışırken, işinin ve çocuk bakımının üzerinde yarattığı stresten sıyrılmak için bir ara vermek istedi. Annelik görevlerini yerine getirmek zorlu bir işti. Bunun yanı sıra tüm zamanını ve enerjisini tüketen tam zamanlı bir işi vardı. Zihnini temizlemeye, biraz güneş görmeye çaresizce ihtiyaç duyuyordu. Önünde de bunun için mükemmel bir fırsat vardı.
Harriet’ın tek yapmak istediği gerçek dünyadan kendini birazcık koparabilmekti…

Harriet evinde olduğu sıralarda ve özellikle çocuklarının yanında vücut hatlarını belli eden kıyafetler giyen biri değildi ancak tatile giderken kendine biraz daha özgürlük tanımak istedi. Harriet tatildeydi ve bu yolculuk için mutluydu. Yakın zamanda onu karşılayacak sıcak havayı, eğer biraz şansı varsa okyanus ya da havuz kenarında yüzeceğini hayal etmek onu sevindiriyordu.

Tüm bunları hayal ederken elbette sahil kenarına uygun bir bikini ya da mayo giyeceğini planlıyordu. Harriet, endişelerinden uzaklaşmak, anın keyfine varmak ve gevşemek için tatile çıkıyordu. Tüm tatilini özgür hissederek sahilde yürüyüş yaparak geçirecekti. Bunları yaparken de giydiği bikini dolayısıyla yargı dağıtılabileceğini hiç düşünmemişti. Macerasından keyif alıyor, dünyada sanki hiç endişelenecek derdi yokmuş gibi kendini bambaşka hissediyordu.
Ancak bu seyahatin göz yaşlarıyla sonlanacağını henüz bilmiyordu..

Evimizi özlediğimizde kendimizi fiziksel ve duygusal olarak bulunduğumuz yerde güvende hissetmeyiz. “Zihnimizde bilindik, tahmin edilebilir, istikrarlı ve güvenilir bir şey ararız.” Seyahatinin sonuna geldiğinde Harriet uzaklaştığı İngiltere’deki evine dönmeye hazırdı. Ailesiyle olmayı çok özlemişti ve onları yeniden görmek için sabırsızlanıyordu.
Sevdikleri için çanta çanta hediyeyle yola çıktığında, onları göreceği için çok heyecanlıydı.

Ama hayat çok garip ve bazen insanı bunaltması an meselesi olabiliyor. Elbette bir mola vererek doğanın güzelliğine tanıklık etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Hepimiz kariyerlerimizin bizi yiyip bitirmesine izi verdiğimiz için biraz suçluyuz aslında. Bilgisayar ekranından biraz uzaklaşmalı ve etrafımızdaki güzelliklerin keyfini çıkartmalıyız. Harriet, evinden uzakta bu özgürlüğün keyfine vararak harika bir zaman geçirdi. Farklı farklı sahillere gitti, bol bol güneşlendi.
Bu mükemmel kaçamağı uzun zamandır hak ediyordu.

Costa del Sol bölgesi, İspanya’nın en güzel iklimine sahp. Yıl boyunca ortalama ısı 18.5 derece civarında seyrediyor. En 300 günü güneşli ve Costa del Sol (Güneş Kıyısı) ismini de buradan alıyor. Kışları, Avrupa’nın en ılığı, bu nedenle karla kaplı ülkelerinden kaçmak isteyen Kuzey Avrupalıların uğrak turizm noktası. Kışın çok az yağış alıyor, yağmurdan sonra bile güneş hemen yüzünü gösteriyor.
Costa del Sol iklimi tatil için son derece ideal.

159 kilometrelik sahil şeridiyle buraya gelenler Malaga gibi müthiş sahillerle karşılaşıyor. Torremolinos, Fuengirola, Marbella ve Torre del Mar plajları dünyanın en kalitelilerinden. Hepsi tertemiz olan bu sahillerde tuvalet ve duşların tertemiz olduğu çok sayıda tesis ver. Kalite standartlarını karşılayan sahillere verilen Mavi Bayrak Costa del Sol plajlarının çoğunda yer alıyor. Ayrıca buralarda harika deniz ürünleri tatmak için oturabileceğiniz ekonomik ve makul fiyatlı restoranlar var.
Günlük olarak sunulan taze deniz ürünleri Malaga’nın büyülü özelliklerinden yalnızca biri.

Malaga sakinleri oldukça dost canlısı, ister İspanya’nın Endülüs gibi diğer bölgelerinden olsun ister yurt dışından gelenler olsun ziyaretçilere ve turistlere bayılıyorlar. İspanya’da muhtemelen en sıcakkanlı insanlar burada, ayrıca misafirperverlik kültürlerinin bir parçası. Son derece dışa dönük olan Malaga yerel halkı bir o kadar da iyimser. Konuşmayı, partileri ve eğlenmeyi çok seviyorlar. İyi yemeklerin peşinden gidiyorlar, çok köklü bir yemek tarihleri belki de bunun bir sonuç. Yabancılara her zaman yardımcı olmayı seviyorlar, nereden gelmiş olurlarsa olsunlar.
Turistleri kollarını açarak karşılıyorlar…

Harriet işte böyle bir yerde güneşin tadını doyasıya çıkardı, harika ve unutulmaz anılar biriktirdi. Keşfetmenin ve benzerlik bulmanın gidip geldiği bu anıları kalbinden ve zihninden ömür boyu çıkarmayacaktı. Bazen yenilikler buluyor bazen sanki evindeymiş gibi hissediyordu. Kendimizi yapmamız gereken şeyi yapıyor gibi hissettiğimizde bulunduğumuz yer doğru demektir. Harriet da uzun zamandan sonra ilk defa en iyi arkadaşlarıyla sahilde rahat günler geçirirken tam olarak böyle hissediyordu.
Bu müthiş anlara rağmen yine de sürekli bir şeylerin eksikliğini hissediyordu.

Malaga kırsal kesimi müthiş bir manzaraya sahip. Sahil bitiminde başlayan yer yüzü tepelere ve dağlara varıyor. İngiltere’de her şeyin zıttı burada hayat bulmuş gibi. Mevsimler tamamen farklı, bu nedenle Harriet İngiltere’nin soğuk kış aylarından uzaklaşıp ılık güneşe vardığı için ayrıca mutluydu.
İngiltere’nin gri göğü yerine buradaki mavi renkle baş başa kalmak, kumlar üzerinde saatlerce uzanmak İngiltere’de yapamadığı şeylerin başındaydı.

Bu muhteşem seyahatin keyfini çıkarıyordu, anın tadına varıyor, rahatlıyordu ama eve gideceğini de biliyordu. Çocuklarını çok özlemişti, onları görmek için sabırsızlanıyordu.
Kendini üzgün hissetmekten yine de alıkoyamıyordu, özgür seyahati sona yaklaşıyordu ve kısa süre sonra İngiltere’ye dönmesi gerekecekti.

Valizlerini topladıktan sonra artık eve dönmek için hazırdı. Ayrılmadan önce Costa del Sol’un İspanya’da en iyi alışveriş yapılabilecek yerlerden biri olduğunu duymuştu. Burada hediyelik eşya dükkanlarından yüksek kalite ürünler satan markalara kadar çeşit çeşit alış veriş imkanı vardı.
Kendini son bir alışveriş eğlencesine kaptırmak istedi…

Harriet arkadaşlarıyla beraber taksiye atlayıp Andalucia Caddesi’ne çıktı. Costa del Sol, Endelüs’teki en büyük alışveriş merkezlerine sahip olmasıyla biliniyordu.
Gördüğü moda tasarımlarıyla öylesine büyülendi ki nereden başlayacağına karar vermek bile
kabusa dönüştü.





