ERMENİSTANIN SURİYE POLİTİKASI ABD VE RUSYA

18 Dekabr, 10:00

Garip bir zamanda yaşıyoruz. Basın merkezlerine düşen bir haber açıkça söylemem gerekirse herkes gibi beni de şaşırttı. Rusya dışişleri bakanı Sergey ŞOYGU, ermeni mevkidaşı David Tonoyan’a Suriye’ye yapacağı insani yardım için minettarlığını belirtiyordu. Doğrusu devlet olarak tanınmış bir yapının bu kadar hızlı çark edip taraf değiştirebileceğini düşünememiştim.

Tarihte yaptığı katliamlar ile bilinen ve en son Azerbaycan toprağı olan ve işgal ettiği HOCALI ve KARABAĞ’da Müslüman ve Türk toplumuna büyük acılar, soykırım ve sürgünler yaşatan Katil Ermenistan Suriye’ye insani ve tıbbi yardım için seksen kişilik ekip göndermeyi taahhüt etmek suretiyle açıklama yapmış.
Kısaca Suriye olayının ve fotoğrafının basit analizini yapacak olursak; Türkiye’ninde müdahil olmasıyla üç kutuplu diplomasi ve yer yer küçük çaplı sıcak çatışmaların yaşandığı soğuk bir diplomasi savaşı izliyoruz yıllardır. Sosyolojik olarak göç ve diğer etkenleri saymazsak gerçek anlamda yeni dünya düzeniyle ilgili ciddi ipuçları olan bir vaka söz konusu. Fakat ermenistan devleti dış siyaseti sosyal medyadan takip ediyor olsa gerek. Rusya ile işbirliği yaparak sürece dahil olmaya çalışıp sonrasında Trump’ın açıklamalarına göre eyyamcı ve tutarsız politikalar izlemiştir. Aslına bakarsanız son gelişmeler bu minik maşa devlet başkanının kafasını epey karıştırmış olacak ki, Diplomatik acemiliklerinin yanına birde gerçek yüzlerini sergilediklerinde dünya siyasetinin neresinde oldukları ve gerçek niyetleri ortaya çıkıyor. Dünyada faaliyet gösteren ve diaspora teşkilatları sayesinde yürüttükleri ekonomileri bile iflasın eşiğine gelirse şaşırmamak gerek.

Arşivlere göz attığımızda; Suriye savaşının ilk yıllarında Rusya’nın desteklediği Esad rejimine sözümona insani yardım götüren ermeni kargo uçağını Türk jetleri Türkiye hava sahasına girdiğinde Erzurum’a inmeye zorlamıştı. Bu olaydan birkaç ay sonra ermenistan Rusya yanlısı tavrını bir anda değiştirip Suriye konusunda Amerikanın Suriye politikasını ve yıllarca lojistik destekte bulunduğu bölücü örgütün Suriye versiyonu olan pyd-ypg’yi destekledi. Nedeni; Amerika Kuzey Suriye’de ypg veya pyd nin yardımlarıyla Akdenizden başlayıp ermenistana uzanan bir koridor açmayı planlamıştı bu minik işgalci devletin hayali, bu koridordan sıcak denizle buluşmaktı. Türkiye bu olayı farkedip, ancak etkisi yıllar sonra anlaşılabilecek ‘’Zeytin Dalı’’ sınır ötesi harekatla sözkonusu koridorun başlangıç ve merkez noktalarından birisi olan AFRİN yerleşim yerini ele geçirip yabancı unsurlardan temizlemiş ve daha ileri gidip hemen hemen Fırat’ın batısında varlığını kararlı bir şekilde hissettirerek Amerika ve işbirlikçilerinin elini boşa çıkarmıştı.
İzlenen uluslararası bu kararlı ve doğru politika yaklaşık bir buçuk sene sonra etkisini göstermiş olacak ki ermenistanın, sıcak denizlere inmek için açılmasını istediği ve dört gözle beklediği koridordan umudu kalmayınca rotasını yine Rusya’ya çevirip Suriye konusunda birlikte hareket etme kararı almış olacak ki burnunu bilmediği bir yere sokuyor.
Fakat; ermenistanın bu hamlesine Amerika’dan beklenen açıklama gecikmedi tabi. Kullanıldığının farkına varan ABD dışişleri açılama yaparak ermenistanın böyle bir hakkı olmadığını belirtip ve aba altından 24 Nisan’ı işaret ederek sonuçlarına katlanırsınız diyordu aslında.

Bu arada kuzey doğu- Doğu sınırımızda farklı bir hareketlenmeni olduğu gözümüzden kaçmıyor, ermenistan cumhurbaşkanı paşinyan bölgedeki Türkiye ve Azerbaycan yakınlaşmasıyla iyice paniğe kapılmış olacak ki, bir yandan bulunduğumuz bölgenin büyük gücü gördüğü ve sınır egemenliğini kırkdokuz yıllığına ihale ettiği Rusya’ya yanaşırken Gürcistan üzerinden Fransaya öpücük atıyor. Hatta bununla da yetinmeyip yıllardır Türkiye ve Azerbaycan’a karşı kara propagandasına el altından yardım eden stratejik dostu İran’ın da elini bırakmıyor. Son açıklamasından sonra Amerika ile ilişkisini merak etmiyor değilim.
Paşinyan için asıl yol ayrımı ise; sarı yelekli eyleminin başlamasına dolaylı olarak neden olan, Macron’un NATO ve Avrupa birliği ordusu ile ilgili açıklamasından sonra Amerikan yönetiminin bölgedeki tavrı ve takınacağı tutum olacak!

Bu işgalci, ne idüğü belirsiz sınırımız olan ülke aklıma her geldiğinde; eserlerini okumaktan büyük keyif aldığım Sabahattin ALİ’nin müthiş tanımlaması aklıma gelir ‘’Varlığı bir boşluğu dolduracak mahiyette bir şey değildi. Fakat yokluğu muhteşemdi.’’