Türk asıllı yeni film artisti Paris’te…

101863

Duygu Bal – büromuzda.


Duygu Bal – Fransa’nin Annecy şehrinde 07.05.1990 doğdu.

Gurbette doğan, ancak yaşamam hikayesi pek te yolunda gitmemiş.

Talihi çok gülmemiş. Türk kızının ibretlik hikayesi şimdim kendisinden dinleyeceğiz. Fransa gibi bir yerde doğdum ama şansım hiç bana gülmedi. 8 yasımda babam oldu. Ölmeden beni çok döverdi. Annemde buna engel olmamıştı. Bu benim psikolojimi çok bozdu. Sonra öz annem bana bakmadı ve beni 9 yaşımda yuvaya verdi. Fransızlar gençlik evi diyorlar. “Foyer” yani Türkçe’si “Fuaye”, anlamı ise yurt demek.

Tehlikeye adımlar başladı…

Burada 17 yaşıma kadar kaldım. Ondan sonra bir Cezayir asıllı bir gençle kaçtım ve onunla dost gibi yaşadık. Bu 2 sene surdu ve çocuk olmadı. Bu birinci adamı unutmak için eski okul arkadaşımı buldum..

Sonra 2/numaralı adam okul arkadaşım idi. Türk asıllı idi ve aynı yaştaydık. Bu beraberlikten bir kızım oldu. Ama resmi olarak evlenemedik. Nasıl olduysa bilmiyorum, ikinci beraberliyim 1 numaralı adamı unutturamadı… Onun bu başarısızlığını hazmedemedim ve kendisini kapıya koydum. O yoluna ben yoluma… Kısacası alan razı, veren razıydı. Bu olaylar beni deli etti ve çok kızdım.

 Nihayet 3 numaralı adamla tanıştım… Adam zenciydi, Kamerunlu ve 40 yaşında bir adamdı. Bundan da bir başka çocuğum oldu.

Sonra gene geçim olamadı.

Bu 3 numaralı adam da beni tatmin edemedi… Bu yüzden bundan da ayrıldım… Bu 3 numarayı da unutmak için 4 numaralı Cezayir’li bir başka yaşıtım bir adamla tanışıp. 2016/2019 seneler boyu bu adamla resmi nikah yapıp yasadık. Fransız belediyesinde evlendik. Bu 4 numara bana ilk 3 numarayı unutturamadı. Hiçbirisi bir adam etmedi.. Sonuçta resmi boşanıyoruz…

 Artık bana adam yaramıyor. Şansım sıfır! Ama belki bir gün şans bana da güler diye, umudumu kayıp etmiyordum. Çocuklarım Fransız devlet yuvasında. Başka Fransız aileler de koruyucu aile olarak onlara bakıyor. Çok üzülüyorum, çocuklarımı ayda birer kere 2 saat görebiliyorum.

Gurbette yaşam çok zor. Tüm bu olanlar, Fransız film yapımcılarının ve Türk film senaristlerin dikkatini çekti. Çünkü bu gerçek bir yaşam hikayesidir…

Ben evsiz kaldım.

Sokaklarda yattım. Çok sık sık oldu. Şimdi kiralık bir evim var ve bir kafe de barmen olarak çalışıyorum. Ancak bu virüs yüzünden yine uzun süre işsiz kaldık. Çünkü her yer kapalı idi.

Turşu gibi hayat…

Benim karşıma hiç iyi bir insan çıkmadı. Bakalım daha ne kadar bu yılan masalı uzayacak… İnan ki ben de turşu gibi hayatımdan çok sıkıldım.

Şimdi Fransa’da gazinolarda dans etmek, filmlerde oynamak üzere teklifler aldım. Türkiye’deki film şirketleri de benim hayatım ile ilgileniyorlar. Oryantal dansı çok seviyorum. Fotomodellikte yapıyorum ve reklamlarda da oynuyorum. Hayatımı filme çekecekler. Ben de film artisti olmuş olacağım. Fırsatçı sahte filmcilerde peşimde…

Bir ermeni asıllı Türk rejisör Kirkor Kirkoryan İstanbul’dan bana senin hayatını filme çekeyim dedi. Ancak benim 8 bin euro ödemem gerektiğini söyledi.

Bu saçma sapan fikir hiç hoş değil…

Normalde Fransız firmaları filmde oynattıkları sanatçılara ve filmin hikâyesine telif hakları öderler. Yanı tam ter’si…

Gurbette yaşıyoruz diye bizi salak sanmasınlar. Biz “embesil” ve “angut değiliz. Hepinizi filmimi seyretmeye bekleyeceğim… Filmin ismi “Duygu ve çile” olacak. Bu gurbette timsah gibi sürünenlerin hikayesini anlatacak.. Başrol: Duygu Bal – 4 dost eskitmiş bir hatunun hikayesi… Benim Facebook’da adresim “Bal Duygu”, isteyen oradan beni takıp ede bilir.

Türkiye’deki genç kızlara bir çift lafım olsun…

Oradaki yaşamınızın kıymetini bilin! Avrupa sevdasına düşüp, yola asla çıkmayın. Bilmem anlatabildim mi? Hele hele sahte filmcilere ve rejisörlere asla kanıp üstüne paranızı da kaptırmayın…

Paris neler gördü… bu da geçer…

Evet sevgili okurlarım… Fransa’daki bir hüzünlü yasamı ibretle okudunuz. Habersiz kalmayın. Ama okurken de neler oluyor düşünün. Kalın sağlıcakla…

Prof .DR.Osman Vançin/Parıs…

Əvvəlki məqaləFransız şirketlerinin ürettikleri milyonlarca maske ellerinde kaldı
Növbəti məqalədəErdoğan’dan flaş normalleşme açıklaması