Koca Türkiye’de Azerbaycan Türk’lerine sahip çıkabilen koca yürekli şahsiyet

179143

Öyle bir zor dönemde yaşıyoruz ki, öyle zor bir hayati sınavdan geçiyoruz ki, şu an herkes sanki cennet ve cehennemin kapısında çaresizce bekliyor. Bu zor ve bence insanlık adına büyük bir sınavdır. Azrail sanki sırayı pandemiye bırakmış. Her kesi bilmem ama şu sıralar sadece iki konuyla ilgili düşünceler uzun bir yolculuğa çıkan birileri gibi, hiç aklımdan çıkmak bilmiyor. Hepimiz hayatta sadece gelip geçici yolcuyuz. Ama ben nasıl bir yolcu olurum acaba? – Sorusu beni çocukluktan bu güne kadar rahat bırakmayan bir konu. Yani herkes beni nasıl hatırlar? Bu benim için o kadar önemli bir konu ki, tanıyıp bildiğim her kesin hayatta nasıl bir yolcu olmasını tartar, onu izlerim. Bu insanı manen hem rahatlatıyor, bazen de insan kendisi ile karşılaştırdığında kendisinden ve yaptıklarından utanç duymasına bile sebep olabiliyor. Anladığınız kadarıyla hep ait ettiğimiz insan bölümü hayat yolcularına da ait. İyi ve kötü insan gibi… Ama benim için Türk ve Asıl Türk anlayışı var. Asıl Türkler hiçbir zaman kötü birileri olamaz…

Türkiye’ye gelmeden önce Türkiye’de Azerbaycan kökenli bir milletvekilinin olduğunu öğrendim. Gazeteci olduğum için milletvekilini hayli araştırdım. Öğrendim ki, sayın milletvekiline zamanında Azerbaycan’ın ölmez lideri Haydar Aliyev çok severmiş. Hatta en güvendiği insanlardan birisiymiş. Milletvekili ile tanışmak, onunla röportaj yapmak istiyordum. Defalarca Azerbaycan’a saferleri zamanı telefonla görüştük, röportaj için saat ve yer belirlesek de, sayın milletvekilinin işlerinin yoğunluğundan hiçbir randevumuz gerçekleşemedi. Her defasında da röportajımızın gerçekleşemediği için sayın milletvekili de en az benim kadar üzülürdü. Tam altı ay, hep randevu verdik ve hiçbir defa da röportajı gercek’leştirememiştik.

Ama her defasında Sayın milletvekili tanımak için onun tüm faaliyetini karış karış izlerdim. İzledikçe Sayın milletvekiline duyduğum saygı büyüyordu. Onun Azerbaycan kökenli bir Türk olması için gurur duyuyordum. Sonra fark ettim ki, kendimde farketmeden, her kese sayın milletvekilinin tüm özelliklerinden bahis ettikten sonra, “Biliyor musunuz o bir Azerbaycan Türkü” de diyormuşum. Bir gün, bir video izledim. Sayın milletvekilinin bilgisi dışında çekilmiş bir video görüntü idi. Milletvekili bir Türk Mehmet’çiğinin veya Azerbaycan Türk askerinin şehit olmasına aynı şekilde üzüldüğünü, aynı şekilde gözyaşlarına hâkim olamadığını yansıtan bir videoydu. “Bir millet iki devlet” şiarını sadece söz olsun diye değil, yüreğinde, ruhunda his ederek, tüm faaliyetini o şiara hitap edecek şekilde sürdüren bir Türk oğluydu.

Birçok Azerbaycan Türk’lerinden farklı olarak, yurt dışında her bir Azerbaycan Türkünün babası, kardeşi ve akrabasıdır. Bunları birçok kişiden duyduktan sonra, röportaj için daha fazla beklemeden, sayın milletvekilim ile ilgili bir yazı yazmak istedim. Aynı şöyle, sizlere bahis ettiğim gibi ama daha küçük bir yazı yazdım. Gördüklerimi, şahsini görmesem de, örnek Azerbaycan Türkü ile iftihar ettiğimizi bilsin istedim sadece. Ama yazıyı sayın milletvekilime göndermeyi unutmuştum. Bir gün milletvekili beni arayıp hâlâ röportaj almak istediğimi sordu. “Tabii efendim” diye cevap verdim. Yine röportaj için saat ve yer belirledik. Doğrusunu bilmek isterseniz, inanmıyordum. Ya yine, olmazsa diyordum kendi kendime…

Röportajı konulduğumuz sırada bir ay önce ona hitap ettiğim yazıyı millet vekiline gönderdim. “Teşekkür ederim” dedi. Çok sevinçliydim. Sayın milletvekilinden röportaj almak için bir şehirden diğer bir şehre gidecektim. Sabah nasıl oldu, vapura hangi ara bilet aldım, tanımadığım kalabalık İstanbul’da denilen yeri nasıl bulduğumu inanın hatırlamıyorum. Röportaj yerine vardığımda, milletvekilinin yanında misafirleri olduğunu gördüm. Ama beni hiç bekletmedi ve uzun bir yolculuk yapmış, öz kızı gibi karşıladı. Misafirlerine takdim etti beni. Azerbaycan’dan gelen misafirleri sayın milletvekiline altın madalya taktılar, resmi işlenmiş bir halı takdim etti. Fotoğraf çekindiler.

Ama sayın milletvekili o kadar mütevazı ve o kadar ince bir ruh sahibiydi ki, o kadar değerli hediyeleri değil de bir ay önce benim onunla ilgili yazdığım yazı için çok çok teşekkür etti. Onlara hep benden, hep yaklaşık bir senedir randevulara rağmen gerçekleşmeyen röportajımızdan bahis etti. Altın madalya ve resminin işlenmesi ile olan halıyı, ona takdim eden şahıslar tez tez fotoğraf çekerek, milletvekilinin ondan bahis etmesini isteseler de, milletvekili bir o kadar benim ona layık olmayan küçücük yazı için teşekkür ediyordu. Sonra tüm misafirleri dışarı çıkararak, kızıma röportaj vereceğim dedi. Çok güzel bir röportajımız oldu. Bu kadar beklemeye değerdi, dedim içimden. Faaliyetim boyunca birçok milletvekilleri ve makam sahipleri ile röportaj yapmışımdır. Ama kimse Asıl Türk’lüğü taşıya bilen şahsi karşısında gerçekten baş eğmesini gerektiren bahis ettiğim milletvekili gibi değildi.

O kadar kıymetli ve değerli hediyelerin içinde küçücük bir yazıya önem vermesi beni o kadar duygulandırmıştı ki, her gün onlarla yazı yazan bir gazeteci olarak tüm sözleri sanki kayıp etmiştim. O röportaj benim gazetecilik faaliyetimin dönüş noktası oldu. Şahsını tanıdıktan sonra, koca Türkiye’de artık Azerbaycan Tüklerine sahip çıkabilen bir koca yüreğin olduğunu farketmiştim çünkü.

Herkes bahis ettiğim şahsın kim olduğunu iyice merak etsin istedim. O özden şahsında Asıl Azerbaycan Türkü olmayı sığdırmayı başaran, ruhundan cismine kadar, damarlarında akan kandan, iliğine kadar nakış nakış Türk’lüğü işlemiş şahsiyetin Sayın milletvekilim Şamil Ayrım olduğunu unutmasın istedim. Çünkü bugün Azerbaycan Tüklerine sahip çıkabilen koca yürekli şahsiyetin doğum günüdür.

Bence ruhuyla, canıyla, kanıyla Azerbaycan-Türk birliği için çalışan Asıl Azərbaycan Türk siyasetçisi olarak Azerbaycan’da Şamil Ayrım şahsına heykel dikilmeli. Bu heykel Azerbaycan Türk birliğinin sembolü olmalıdır.

İyi ki doğdunuz sayın millet vekilim! Nesimi’den sonra şahsında iki cihanı sığdırmayı başaran koca yürekli Asıl Azerbaycan Türkü olmanızla gurur duyuyorum!

Əvvəlki məqaləTürk iş adamı Mübariz Mansimov için Cumhurbaşkanı ve bakanlara müracaatta bulundu
Növbəti məqalədəİran’da koronavirüs bilançosu: Ölü sayısı 3 bin 36’ya yükseldi