Milletvekili: "Türkiye'nin zaferi bizim zaferimizdir"

Tet-a-tet / Manşet

195

Milletvekili:
Nasip Mehemeliyev: "Türkiye'nin zaferi bizim zaferimizdir"

VOİCEPRESS.AZ
Yeni Azerbaycan Partisi'nin üyesi, Milli Meclisin Uluslararası ilişkiler ve parlamentolararası ilişkiler komitesi üyesi sayın Nasip Mehemeliyevle röportajını sunuyor:

- Nesip bey, cumhurbaşkanlığı seçimleri start aldı. Artık çok az süre kalıyor seçimlere. Yeni Azerbaycan Partisi kendi seçimini öne sürdü. Cumhurbaşkanlığı postuna adayların televizyon vasıtasıyla konuşmalarına dikkat ediyorsunuz. Büyük çatışmalar ve sert çıkışlarla ilgili görüşlerinizi belirtmenizi isterim.

- Evet, doğru söylediniz artık ikinci aydır ki, Azerbaycan'da cumhurbaşkanlığı seçimlerine start verildi. YAP bir sonraki defa kendi liderini cumhur başkanlığı adaylığına ileri sürdü. Belirtmeliyim ki, bu seçim sadece PARTİ üyelerinin değil, Azerbaycan halkının büyük çoğunluğunun arzusudur. Elbet ki, başkan adaylarının televizyon tartışmalarını izliyorum. Herhangi büyük çatışmalara, sert çıkışlara tanık olmadım. Adaylar gündeme getirilen konularla ilgili kendi programlarını, düşüncelerini halka ulaştırmaya çalışıyorlar. Bana öyle geliyor ki, onların her biri Cumhur Cumhurbaşkanı Aliyev'in liderliğini kesin kabul ediyor. Önceki seçimlerde bir anlamda çatışmalara, iftira içerikli konuşmalara rastladık, bu yılın propaganda kampanyasında daha yapıcı, temkinli proseslerin şahit oluyoruz. Bütün bunlar sayın Cumhurbaşkanı'nın uzun yıllar Devletin gelişmesi yolunda yürüttüğü politikanın sonucunda gerçekleşmiştir. Halkımız çok iyi biliyor ki, öncelikle emniyetin, istikrarın olması en önemli şarttır. İkincisi ekonomik gelişme, sosyal refah düzeyinin yükselmesi, özgürce yaşamak imkanklarının olması, geleceğe güven. Tüm bunları sağlayan kişi Cumhurbaşkanıdır ve düşünüyorum ki, bu seçim en doğru seçimdir.

- Seçimlerden hemen sonra bazı uluslararası kuruluşların seçimleri şüphe altına indirecek bildirilerinin seslene bileceği göz ardı edilmiyor. Çünkü bu tür güçler her zaman olmuştur. İlginç nokta, uluslararası kuruluşlar neden bu günlerde Ermenistan'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sarkisyan ile ilgili görüş bildirmekten kaçındılar?

-Seçimden sonra bazı Azerbaycan'ın gelişmesini istemeyen güçler kasıtlı açıklamalar verebilir. Bu bekleniyor. Bunlara çok ciddi yaklaşmak gerekmez. Esas mesele, biz tek bir halk olarak seçimleri tam organize, şeffaf, demokratik, kaydettiğiniz güçlerin eline herhangi bir gerekçe vermeden keçirmek. Bunun için öncelikle siyasi irade var, propaganda yapmak için, birçok devletlerin yüz yıllarca göre bilmediyi, ancak Azərbaycnın kısa zamanda yaptığı kalkınma modeli var. Kalıyor seçimini doğru oluşturarak, güçlü bir koltuğun güçlü lidere verilmesi. Düşünüyorum ki, halkımızın bilgeliği buna tam olanak sağlıyor. Uluslararası kuruluşların Ermenistan'da yapılan seçimlere tepki vermemeleri ilk değil. Yaklaşık 8 yıl önce Sarkisyan ilk kez başkan seçildiğinde 38 kişi öldü, büyük tahripler yaşanmıştı. Ancak bu kuruluşlar seçimini leqitim adlandırmışdılar. Azerbaycan'a karşı çifte standart var ve biz bunu her zaman ön planda tutmalıyız.

-Bu günlerde Rusya'nın Kemerova kentinde çok sayıda masum insanların, çocukların hayatını kaybettiğine tanık olduk. Yangının Rusya'daki başkanlık seçimlerinden bir hafta sonraya denk gelmesi ve Rusya'nın uluslararası siyasi arenadaki mevcut pozisiyonunu dikkate alırsak, bu yangının terör olayı olduğunu söylemek mümkünmü?

- Kemerova kentinde yaşanan olayı kalp ağrısı ile izledim. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Yangının doğrudan Rusya'da yapılan seçimlerle ilişkisinin olduğunu söyleyemem. Orada soruşturma qruplari çalışıyor ve onlar raporu bildirecekler. İlk versiyon ihmalin oldugu belirtilmektedir, bazı yetkili kişiler hakkında hapis kesin olanak etkinliği seçilmiştir. Bunun Rusya'nın mevcut uluslararası durumu ile ilgili yapılmış terör eylemi olduğunu düşünmüyorum.

- Bugünlerde Kazakistan cumhurbaşkanı Nazarbayev post sovyet devletlerinin daha önce temsil ettikleri ekonomik platformun restore edilmesinin amaca uygun olduğunu dile getirdi. Ama bu ekonomik platformda Azerbaycan'ın da temsil edilmesinin mutlak hesap edildiğini vurguladı. Belirtelim ki, platformda Kırgızistan da, temsil etmeyi olumlu karşıladı. Sizce Azerbaycan'ın post sovyet devletleri ile ticari ilişkileri güçlendirecek alternatif teşkilata üyeliğine ihtiyaç varmı?

- Kazakistan cumhurbaşkanı Nazarbayev'in açıklaması ile tanışmadım, ancak post sovyet ülkelerinin ekonomik platformda isştirakı ancak bir halde mümkün olur. Öncelikle post sovyet ülkelerinde mevcut olan milli sorunlar çözüm bulmalı, mülteciler, zorunlu köckünlər yerlerine dönmeli, ülkelerin toprak bütünlüğü sağlanmalıdır. Ancak bundan sonra ortak platformda ekonomik ilişkileri sadece sağlamak, hatta daha yoğun bir şekilde geliştirmek mümkün. Aksi takdirde Azerbaycan kendi stratejik çıkarlarına uygun olarak, ikili ekonomik ve ticari ilişkilere ağırlık vermelidir.

- Rusya'nın mevcut diplomatik yaptırımlarla çıkmaza girdiğini dikkate alırsak, sizce bu durum Dağlık Karabağ konusuna ne gibi etki edebilir? Türkiye milletvekilleri Rusya böyle bir durumda Türkiye ile ilişkilerini riske atmak ve Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan'ın yanında olacak deyə düşünüyor. Sizce bu ne kadar doğru olabilir?


- Son dönemde Rusya uluslararası alanda sorunlarla karşılaşıyor, ancak belirtmek gerekir ki, Dağlık Karabağ sorununun çözümü ile sadece Rusya değil AGİT'in Minsk grubu ilgileniyor. Minsk grubuna üye olan devletlerin ise süreçlere farklı görüşleri mevcuttur. Daha doğrusu her üye ülke kendi ulusal çıkarlarına uygun hareket ediyor ve bazı durumlarda çifte standartlardan konuşma yapıyorlar. Bu nedenle sorunun çözümü gecikiyor. Türkiyeli milletvekillerinin görüşlerine gelince ise Türkiye bizim kardeş devlettir, doğal stratejik müttefikimizdir. Son zamanlarda Türkiye'nin ortadoğu regiyonunda kazandığı zaferler bizi de sevindiriyor ve her azerbaycanlı bununla gurur duyuyor. Suriye sorununun çözümünde Türkiye'nin ve Rusya'nın ortak hareket etmesi doğal olarak, her iki devletin ve aynı zamanda Azerbaycan'ın çıkarlarına uygundur. Dağlık Karabağ sorununa gelince ise Rusya'nın kesin olarak Azerbaycan'ın yanında olacağına inanmak, bence doğru deyil. İnanıyorum ki, bu sorun Başkumandan Cumhurbaşkanı Aliyev'in önderliği altında Azerbaycan ordusunun zaferiyle sona erecek.

- Bugünlerde yurtdışında cumhurbaşkanı'nın ve Azerbaycan'a yönelik karalama kampanyasına başlayan bir sıra soydaşlarımızın bu eylemlerinin önlenmesi amacıyla milletvekili Hadı Recebli sosyal mediyaya yasak koymak teklifi ile konuşma yaptı. Bu kararın İran'da geçenlerde sebep olduğu toplu itirazları dikkate alarak, seçim öncesi bu gibi teklifin hiç de uygun olmadığını düşünmek gerekiyorsa, sizce bu karalama kampanyasını nasıl durdurmaq mümkündür?

- Basından bu konuda belli bilgilerim var. Azerbaycan halkının ve bizzat sayın cumhurbaşkanı'na karşı yürütülen bu kampanyayı kesin şekilde kınıyor ve kabul edilemez hesap ediyorum. Ben genellikle maneviyattan uzak ifadelerin, küfürlerin, terbiyesiz hareketlerin kim tarafından kullanılmasından asılı olmadan buna tamamen karşıyım. Özellikle, halkın ve onun liderinin adresine atılan iftiraları, hansiki bizim anayasa ile şeref ve onuru korunmaktadır. Bu ağır suçtur. Düşünüyorum ki, bu bir merkezden amaçlı şekilde yönetiliyor. Ben bunu şiddetle kınıyorum. Sayın meslektaşım Hadı Receplinin böyle bir öneriyle konuşma yapmasını duymadım. Düşünüyorum ki, seçim zamanı bu tür yasakların konması amaca uygun değildir. Karalama kampanyası ile uğraşanların kitlesi çok da büyük değil, kamuoyuna ise etkisi neredeyse sıfıra eşittir. Bu nedenle de düşünüyorum ki, onlara daha fazla dikkat ederek, reklam yapmak değil, soğukkanlı olarak, düşünce vermemek daha doğru olurdu. Sonuç itibarı ile nisanın 11'de Azerbaycan halkı kendi sözünü söyleyecek ve birçok sorular otomatik olarak onaylanacak.

- Bu arada Türkiye cumhurbaşkanı sayın Erdoğan'ın "Karabağ'ı da ermenilerden Afrindən terorçuları sildiğimiz gibi temizleyeceğiz fikrini Türkiye milletvekilleri" Sayın Erdoğan hiçbir sözü böş yere söylemez, onun bu sözünün arkasında duracak planları var" gibi yorumladılar. Sizce bu planlar ne olabilir?


- Mutluyum ki, kardeş ülkenin yönetimi her zaman sistemli şekilde Karabağ sorununu dikkate alıyor. Şu anda Türkiye bir devlet olarak tarihinin onurlu ve aynı zamanda çok karmaşık bir dönemini yaşıyor. İnanıyorum ki, Türkiye tüm bu sıkıntılardan yüzü açık çıkacak ve bizleri sevindirecek. Somut Karabağ'la ilgili herhangi planların olması konusunda bilgim yok. Fakat şunu biliyorum ki, bu sorunun çözümü tek Türkiye'den bağlı olsaydı, günü bugün çözüm bulunurdu. Maalesef burada konular biraz karmaşıktır. Her halde bizim zaferimiz Türkiye'nin zaferi, Türkiye'nin zaferi bizim zaferimizdir.

Ü. Musazade
VOİCEPRESS.AZ