Elhan Yakubov: "Bu gün yalnız Avrupa standartlarına uygun değil, aynı zamanda sağlam gelecek nesle teminat verecek genetik muayenelerle halka hizmet ediyoruz"

Tet-a-tet / Səhiyyə / Manşet

389

Elhan Yakubov:
VOİCEPRESS-in özel konuğu 2001'-dən dünya genelinde merkəzi Almaniyada bulunan Biyolojik Düzenleyici Tıp metodunu Azerbaycana getirmiş, bugün de, tıbbın geliştirilmesi adına doktorlarımızın yabancı ülkelerde deneyim geçmesinin girişimcisi ve gerçek icraçılarından biri, aynı zamanda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in hayatından bahs eden “Her bir azərbaycanlının cumhurbaşkanı”, tarihimizle ilgili “Siyah haç yürüşü”, Hocalı faciasını anlatan “Toprak kan ağlıyor” tarihi özellikli kitapların yazarı, Biyolojik Tıp Klinikinin rehberi Elhan Yakubov:

- Biyolojik tıpla tedavi yönteminin Azerbaycanda uygulanması nasıl oldu?

- 1998 yılında başkentte "Planeta" ilaç şirketini tesis ettik. Baktık ki, doktorlar, hastalar Almanya'nın "Topuk" firmasının ilaçlarının tedavi effektlərindən çok memnun kalıyorlar. Biz de bu firma ile temasa geçtik. Almanya'da Biyolojik tıpla Tedavi Derneği ile tanıştıktan sonra karara vardık ki, bu alanı Azerbaycan'da da geliştirelim..2009 yılında Azerbaycan'da Biyolojik Tıp Klinikini tesis ettik. Kendi alanında uzmanlaşmış, biyolojik tıbbı bilen doktorları bir araya topladık ve faaliyete başladık. Klinik faaliyete başladıktan sonra dış ülkelerden biyolojik tıbbı bilen uzmanları davet ettik. Sonuç itibariyle bir çok doktor onlardan ders aldı ve almaya bu gün de devam ediyorlar.

-Elhan bey, bazen insanlar biyolojik tıbbı türkeçare veya halk hekimliği ile tedavi gibi anlıyorlar. Bu eğilimi siz hastalarınıza nasıl açıklıyorsunuz?

Evet, doğru. Bugün de, biyolojik tıbbı halk hekimliği ile karıştıran hastalarımız oluyor. Fakat biz türkeçare ile tedavi etmiyoruz. Bizde Avrupa standartlarına uygun görevlerini temiz, etkili ilaçlar ile birlikte, hastalığın oluşma nedenleri araştırılıyor, o sebeplerle beraber hastalık köklü olarak tedavi ediliyor. Biyolojik Düzenleyici Tıp yöntemi ise istenilen hastalığın Ameliyatsız giderilmesine üstünlük veren bir metoddur. Biyoloji tıpla tedavinin şimdiki adı "biodüzenleyici tedavi". Kısacası, biyolojik tıpla tedavi vücuttaki doğuştan biyolojik süreçleri düzene sokuyor, insan vücudunda bozulmuş biyolojik normanı onarır. Biyolojik tıpla tedavi sırasında ilk olarak hastalığın hangi aşamada olduğu tespit edilir ve sonra hastalığa göre tedavinin süresi belirleniyor. Fiziksel engelli çok sayıda hasta biyolojik tıp sayesinde tam sağlam şekilde ayakta. Astım, karaciğer, mide-bağırsak, kalp-damar, diyabet vb. hastalıkların tam tedavi edilebileceği mümkün.

-Bu gün Biyolojik Tıp Klinikine artık BDT ülkelerinden gelen hastalar var. Bu. sevindirici bir durum. İşte Biyolojik tıbbın yüksek ve etkili faaliyetleri sayesinde Azerbaycan'da medikal turizm alanında ilerleme hissediliyor. Bugün yakın komşu ülkelerden Azerbaycan'a yüz tutanların çoğunluğu Biyolojik Tıp kliniğinde bulunan AFGEN Genetik laboratuvarına gelen hastalar. Bu genetik laboratuvarın diğer kliniklerdeki laboratuvarlardan farkı ne?

-Bioloji Tıp Kliniği Türkiye'nin EGE Üniversitesi profesörü Afiq Bərdəli ile beraber çalışıyor. Dünya genetik biliminde meşhur alim prof. dr. Afiq Bərdəli birçok hastalığın genini keşfetmiş ve "Bərdəli geni" adı ile patentləşdirmişdir. Afiq Bərdəli Türkiye'den getirdiği profesyonel kadro ile Azerbaycanda genetik teşhisin, tedavinin yeni ve en son yöntemlerini uyguluyor. Genetik labaratuvarın en başlıca farkı mucizevi teknoloji sayılan, insan geneti şifresini okuyan, DNA sekans cihazının aracılığıyla tüm genetik hastalıkların tespit edilmesinin olasılığı. Ama bu meselenin diğer ayrıntıları da, var. Bugün genetik hastalıklar sayesinde sağlıklı nesil yetiştirmek çok karmaşık form olmaktadır. Ama artık ülkemizde 5-6 yıldır faaliyet gösteren genetik laboratuvar ile nikahtan önce, hamilelik sırasında doğacak çocuğun hangi genetik hastalıkların taşıyıcısı olabilme ihtimalini netleştirerek, sağlıklı nesil yetişdimək mümkün. Bugün kesin söyleye bilirim ki, Biyolojik Tıp Kliniği yalnız Avrupa standartlarına uygun değil, aynı zamanda sağlıklı gelecek nesle teminat verecek genetik muayenelerle halka hizmet ediyor.

-Bazen gen hastalıkları ile doğan çocuklar oluyor. Bu hasta çocuklar Biyolojik tıbba yöneliyorlarmı?


-Evet. Biliyorsunuz, genetik hastalıklar çoğu zaman tedavisi olmayan hastalıklardır. İşte bu nedenle, genetik muayene ile nikahtan önce veya gebelikten önce teşhisi konulmalı. Bugün genetik muayene ile artık anne karnında ceninin hangi genetik hastalığın taşıyıcısı olup olmadığını öğrenmek mümkünse bunu kullanmak gerekir. Bugün akraba evlilikleri Azerbaycan'da çok oluyor. İşte bu nedenle de, bölgeler üzere bazı genetik hastalıklar da, geniş yayılmaktadır. Bazen imkansız aileler oluyor ve genetik hastalıktan muzdarip bebeği biraz daha hayatta kalması için sözün asıl anlamında çırpınıyor. Ama bazen de, kalıtsal hastalığın tedavisi maddi açıdan çözüm bulsa da, tıbbı açıdan imkansız oluyor. Bu durumda, sağlıklı nəsilartırma süreci bozuluyor.

-İlginç, anne karnında genetik hastalıkla doğacak çocuğun teşhisi konulduğunda, ne karar veriliyor?

-Buna biz doktorlar karar vermiyoruz. Ebeveynler karar veriyor. O veliler aslında bu analizi verirken psikolojik açıdan alacakları cevaba hazır oluyorlar. Doktorlar sadece onlara gelecekte karşılaşacakları problemleri önceden kanıtlara dayanarak açıklıyor. Birçok durumda, doktorlar gebeliğin bozulmasını tavsiye görebiliyor. Ama ebeveyn doğacak çocuğunun hastalıklı olmasını bile bile onu dünyaya getirirse, bu artık yine, anne-babanın kararı.

- Biyolojik tıp bugün bildiğimiz kadarı ile halkın ulaşa bildiği, Almanya tıbbıni içeren tıbbi alandır. Peki biyolojik tıp bölgelerimizdeki soydaşlarımızı ne zaman sevindirecek?

- Elbette, biz bölgələrimizdəki vatandaşlarımızı da, düşünüyoruz. Çünkü, bazı hastalıkların tedavisi bir aydan bir yıla kadar devam edebiliyor. Fakat bölgelerde yaşayan hastaların birçok zaman Bakü'ye sık sık gelip, muayene ve tedavi olmaya imkanı olmuyor. Bu nedenle, bölgelerde de, Biyolojik Tıp Klinikinin filiallarını açmaya çalışıyoruz. Henüz 2012 yılında Göyçay ilçesinde, 2014 yılında Sumgayıt'ta Biyolojik Tıp Klinikinin filiallarını açmaya muvaffak olduk. Bu yılın sonlarında ise Masallı ilçesinde Biyolojik Tıp Klinikinin sonraki şubesi faaliyete başlamalı.

- Halk hekimliği ile Biyolojik tıp alanının başlıca özelliği de, her halde, o ki, Biyolojik tıp alanında çalışmak için tıp eğitimi mutlaktır, öyle değil mi?

-Bana göre, tıbbın hangi alanında çalışmasından bağımsız olarak, tıbbı bilgi ve tıbbi eğitim zorunludur. Ne yazık ki, bazen insanlar düşünüyorlar ki, biyolojik tıpta çalışmak için tıp eğitimi zorunlu değil. Bu işi türkeçare doktorlar da görebilir, ama biyolojik tıpta çalışmak için tıbbi eğitim ve gerçekten de tıbbi bilgilere sahib kadroların olması önemli bir faktördür. Çünkü biyolojik tıp tıbbi eğitimden sonraki, daha yüksek seviyedir. Biyolojik Tıpta çalışana kadar, çalışan zaman da, usanmadan sürekli gelişen tıbba bilgilenen usanmayan doktorlar halka hizmet ediyor. Biyolojik Tıp kliniği doktor ekibi, az önce dediğim gibi, daima öğreniyor, araştırma yapıyor, yeni ve sürekli gelişen teknik olanaklar kullanılarak, sağlıklı yaşam tarzını halka armağan etmek adına elinden geleni esirgemiyor. Aslında düşünüyorum ki, tıp alanı sürekli gelişen ve bu gelişme gözle görülecek kadar büyük sevinç verebilen bir alandır.

- Biyolojik tıp alanı bugün, kısa ve öz söylersek, gerçek, köklü, biyolojik düzenleyici tedavi yöntemidir. Ama bu yöntem bazı doktorlarımız tarafından kabul edilmiyor. Bu, sizce neden kaynaklanıyor?


- Bazı doktorlar biyolojik tıbba ciddi yanaşmıyorlar. Bunun neden kaynaklandığını söyleyemem, ama benim düşünceme göre, biyolojik tıp daima doktorun gelişmekte olan tıpla uzlaşmayı tavsiye ettiği için, bu bir çok doktorları rahatsız ediyor. Tavsiye ederim ki, önerme yürütməzdən önce gelip eğitimlere katılsınlar ve biyolojik tıp konusunda bilgi alsınlar. Bildirmek isterim ki, Tıp Üniversitesi tedavi fakültesini bitiren her doktor gelip ücretsiz şekilde seminerlerimize katılabilir ...



Aysel İsgenderova

VOİCEPRESS.AZ